Bası Yaraları Tedavisi

Bası yaralarınızdan uzman doktorlarımızın yardımıyla kurtulun!

Bası Yaraları Tedavi Merkezi2018-07-09T21:18:01+00:00

Project Description

Bası Yaraları

Bası yarası sürekli basınca maruz kalan özellikle kemik çıkıntılarının üzerinde oluşan yaralardır. Daha çok yatalak ve yatağa bağlı hastalarda görüldüğü için dekübit ülseri, yani halk arasında daha çok kullanılan ismi ile yatak yarası olarak adlandırılır. Yatak yaraları genellikle felç geçirip ayağa kalkamayan hastalarda görülmekle birlikte,bir süre yoğun bakımda kalan ve aynı pozisyonda yatan hastalarda da görülür

Genellikle paraplejik olarak kabul edilen belden aşağı felçlilerin büyük bir çoğunluğunda hayatın bir döneminde bası yaraları görülürken , Yoğun bakımda yatan hastaların da yaklaşık 3’te biri bası yarasına maruz kalır. Her ne kadar ana etken bası olmakla birlikte, özellikle felçli hastalarda duyunun bozulması ayrıca deri altındaki yağ ve ter bezlerinin özelliklerini yitirmesi nedeniyle bozulmuş deri kalitesi normal basınçların dokuya olan olumsuz etkisini daha da arttırmaktadır.

Bası yaraları yatar vaziyette basıncın en çok olduğu kalça bölgesinde olmakla birlikte yatağa bağımlı olmayan belden aşağısı felç olmuş ve tekerlekli sandalye kullananlarda da uzun süreli oturmaya bağlı bacaklarda ve bacakların kalçayla birleştiği bölgelerde de görülebilir . Daha az sıklıkla olmakla birlikte, yine yatalak hastalarda topuklar, omuz arkaları, başın arka kısmında ve dirseklerde de oluşabilmektedir.

Bası Yarası Nedir?

Bası Yaralarının Evreleri

Bası yarası tıp literatüründe dört evreye ayrılmıştır. Bu evreleme tedavide uygulanacak farklılıklar açısından önemlidir .

Evre 1: Bası bölgesinde sadece kızarıklık oluşması ve bu kızarıklığın bası kaldırıldığında bir süre daha devam etmesi.

Evre 2: Bası bölgesinde kızarıklıkla birlikte deride soyulma ve yüzeye yaralar.

Evre 3: Bası bölgesinde derinin kaybolması tam bir yara hali ve deri altındaki yağ tabakasının görünür hale gelmesi.

Evre 4: Bası bölgesinde deri, yağ dokusunun kaybolup derinleşmiş bir yara oluşması ve bu yaranın kemiklere ve alttaki liflere kadar uzanmış halidir.

Yara Oluşmasının Sebebi

Deri içinde bulunan çapları iyice küçülmüş atar ve toplar damarlar vardır. Bu damarların üzerine bası geldiği zaman o bölgede akım durur. Akımın durması o bölgedeki dokunun beslenmesini bozar. Eğer bu basınç bir iki saat gibi süre içerisinde ortadan kaldırılırsa durmuş olan akım yeniden devam eder ve o bölgedeki dokunun beslenmesi bozulmaz. Ancak yatalak hastalar, yoğun bakımdaki hastalar ya da tekerlekli sandalyeye bağımlı hastalar birkaç saatin üzerinde basıya maruz kalırlarsa beslenmesi bozulan dokudaki hücreler ölür ve devamında bu bölgelerde yaralar oluşur.

Bası Yaralarını Arttıran Nedenler

Bası yarası oluşmasındaki en önemli neden bası olmakla birlikte, dokunun beslenmesinde rol alan ;
Protein düşüklüğü
Vitamin azlığı
Vücutta oksijeni taşıyan hemoglobin düzeyinin düşük olması
O bölgenin sürtünmeye maruz kalması
Derinin ıslak yada nemli kalması
Basıya maruz kalan bölgenin enfeksiyon oluşturabilecek gaita ve idrar ile sık sık kirlenmesi
Durumlarında bası yarası oluşma riski daha fazla olmaktadır.

Bası Yaraları Nasıl Azaltılabilir?

1- Bası yarasını önlemedeki yapılması gereken ilk şey basının ortadan kaldırılmasıdır. Bunun için hasta hiçbir zaman iki saatten fazla aynı pozisyonda tutulmamalıdır. Yatalak olduğu dönemlerde iki saatte bir mutlaka pozisyon değişikliği sağlanmalı, ve basıyı azaltabilecek özel yataklar, pozisyon veren yataklar mümkünse kullanılmalıdır.
Sonuç olarak hastanın uzun süre aynı pozisyonda yatmasına izin verilmemelidir.

Bununla birlikte mümkün olan en kısa sürede hasta rehabilite edilmeli, olabiliyorsa hasta kendi işlerini görebilecek ve tekerlekli sandalye kullanabilecek hale gelene kadar rehabilitasyona devam edilmelidir . Bu başarılamadığı durumlarda hastanın yatağında kendi kendine dönebilmesi sağlayabilmek amacıyla yoğun rehabilitasyon programları uygulanmalıdır. Bu da başarılamazsa yatalak olan kişiye iki saatte bir pozisyon değişikliği uygulanmalıdır.

2- Özellikle yatalak hastalarda oluşan spazm denilen kasılmaların en aza indirilmesi gerekmektedir. Bu kasılmalar sürtünmeyi arttırarak bası yarası oluşmasını hızlandırır. Bunu önlemek için bazı ilaçlar kullanılır. İlaçların fayda etmediği durumlarda cerrahi olarak müdahale ile kasılmaların önüne geçilebilir.

3- Eklem kireçlenmesi: Uzun süreli yatan hastalarda oluşan kireçlenmeler bası yarası oluşma riskini arttırır ve mutlaka bu kireçlenmeler oluşmadan hastaya hareketler yaptırılarak kireçlenmelerin önlenmesi gerekir.

4- Diğer nedenler: Dokunun beslenmesini bozan
a. Şeker hastalığı
b. Sigara içilmesi
c. Kalp hastalıkları
d. Beslenme bozukluklarına bağlı protein düşüklükleri
e. Kansızlık gibi sebepler de ya tedavi edilmeli ya da mümkünse ortadan kaldırılmalıdır.

Bası Yarası

Bası Yarası

Bası Yarasında Tedavi

Bası yaraları her zaman basit yaralar olarak karşımıza çıkmaz. Vücudumuzda deri basıya en dayanıklı dokulardan biridir. Bazen küçük bir deri yaralanması olsa bile, sağlam dokunun altında çok geniş ve büyük yaralar olabilir. Hatta uzun süreli devam eden yaralar üzerinde cilt kanserleri gelişebilir . Dolayısıyla bası yaralarının çok dikkatli bir şekilde tedavi edilmesi gerekir.

İlk yapılacak işlem yaranın bakımıdır. Eğer ölü dokular varsa öncelikle onlar temizlenir. Enfeksiyon varsa antibiyotikli solüsyonlarla pansuman yapılarak enfeksiyon ortadan kaldırılmaya çalışılır. Günümüzde çok fazla yara bakım ürünleri kullanılmakla birlikte, ölü dokuların temizlenmesi ve enfeksiyonla mücadele bu yara bakım ürünlerinden daha öncelikli olarak yapılması gereken işlemlerdir. O bölgenin kanlanmasını arttırmak, ölü dokuları temizlemek, ve hastanın basıya maruz kalmasını önlemek birçok yaranın kendiliğinden iyileşmesini sağlayabilir. Ancak o bölgelerdeki kemik çıkıntıları uzun dönemde sorun yaratacağından dolayı etraftaki canlı ve sağlam dokularla yaranın cerrahi olarak kapatılması çoğu zaman gerekli olur.

Ameliyat Sonrası Bakım

Ameliyatla yarası kapatılmış hastalar mutlaka rehabilitasyon programlarıyla basıncı azaltacak şekilde yaşayabilen bir hasta haline getirilmelidir. Eğer bu yapılmazsa yarası kapatılmış hastaların tekrar aynı yaraya maruz kalmaları kaçınılmazdır.

BÖLÜM BİLGİLERİ

DOKTORLARIMIZ 3
HEMŞİRELERİMİZ 7
ODA SAYIMIZ 22

ÇALIŞMA SAATLERİMİZ

Pazartesi-Cuma 8:00 – 18:00
Cumartesi 9:30 – 17:00
Pazar 9:30 – 15:00

  0 (216) 606 16 44

  ADRESİMİZ

Icon

DOKTORLARIMIZI TANIYIN

Randevu Al